Sürdürülebilirlik kelimesi tarım projelerinde sık kullanılıyor; fakat çoğu sunumda hangi verinin hangi aralıkla ölçüldüğü görünmüyor. Bir sistemin daha az su kullandığını söylemek için toplam tüketim değil, satılabilir ürün birimi başına tüketim bilinmelidir. Ölçüm olmadan iyi niyet vardır; yönetim yoktur.
Toplam tüketim değil, birim ürün performansı
İşletme büyüdüğünde toplam su ve enerji tüketiminin artması doğaldır. Bu nedenle karşılaştırma kilogram, adet veya metrekare başına yapılmalıdır. Su girişi, geri kazanılan çözelti, drenaj, enerji, gübre ve ürün firesi aynı üretim dönemi için kaydedildiğinde verimlilik gerçek anlamını kazanır.
Yüksek verim her zaman düşük çevresel etki anlamına gelmez. Ürün kalitesi, raf ömrü ve fire birlikte izlenmelidir. Daha çok ürün yetiştirirken paketleme veya pazar aşamasında daha fazla fire oluşuyorsa sistemin toplam kaynak performansı beklenenden zayıf olabilir.
Günlük kayıt, büyük rapordan daha değerlidir
Yıllık sürdürülebilirlik raporu ancak günlük sayaç ve üretim kayıtları doğruysa anlamlıdır. Sensör arızası, sayaç farkı veya manuel kayıt hatası düzenli kontrol edilmelidir. Verinin hangi cihazdan geldiği, kim tarafından doğrulandığı ve hangi dönemi kapsadığı açık olduğunda işletme kendi gelişimini izleyebilir.
Ben sürdürülebilirlik planının üç soruyla başlamasını öneriyorum: En çok kaynağı hangi işlem tüketiyor, kaybın nerede oluştuğunu ölçebiliyor muyuz ve yapılan iyileştirmenin ürün kalitesine etkisi ne? Bu sorular enerji yatırımı, kapalı devre sulama veya iklim otomasyonu kararını slogandan çıkarıp işletme disiplinine dönüştürür.
Temel görüş
Ölçülemeyen tasarruf iddiası doğrulanamaz; birim ürün performansı yatırımların gerçek çevresel ve ekonomik etkisini gösterir.
Türkiye için ne ifade ediyor?
Su stresi ve enerji maliyetlerinin birlikte arttığı Türkiye’de sayaç, kayıt ve karşılaştırma disiplini modern tarım yatırımının temel gereksinimidir.
Başvuru kaynakları
Yazıdaki olgusal çerçeve aşağıdaki kaynaklarla desteklendi; yorumlar köşe yazarına aittir.


